Futbola genç yaşta başladım. Sokaklarda ve amatör bir kulüpte oynayarak başladım. En büyük örnek aldığım kişi, benden 9 yaş büyük ağabeyimdi. Onun futbolu benim için bir ilham kaynağıydı.
En önemli dönüm noktam Dünya Kupası oldu. İlk kez Şampiyonlar Ligi’nde oynadığım Feyenoord’a transferim de bir diğer dönüm noktasıydı. Manchester City’e karşı oynadığım maç, kendime güvenimi tazeledi. Bu maç, genç bir oyuncu olarak en üst seviyede oynayabileceğimin kanıtıydı.
Maçtan önceki gün aynı şeyleri yaparım. Magnezyumlu sıcak bir banyo yaparım, telefon ve diğer şeylerden uzak dururum. Beslenmeme dikkat ederim ve karbonhidratlı yemekler yerim.
Fenerbahçe’ye transfer süreci uzun sürdü. Büyük bir ailenin parçası olacağımı düşündüm. Mourinho ile de görüştüm ama Fenerbahçe’yi seçtim. Fenerbahçe çok büyük ve harika bir kulüp. Taraftarlardan aldığım mesajlar da kararımı etkiledi.
Mourinho ile uyumumuz çok iyi. Taktiksel anlamda çok güçlü ve takımı iyi yönetiyor. Harika bir teknik direktör ve iyi bir insan.
Gol atmak benim için önemli değil. Takıma yardımcı olmak ve takıma iyi katkılar yapmak istiyorum. Trabzonspor maçındaki gol galibiyet getiren önemli bir goldü.
Hobilerim yok. Hayatım futbol. Her günüm profesyonel olarak geçiriyorum. İyi uyku, iyi beslenme ve iyi toparlanma benim için çok önemli.
Taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Her zaman sıcak karşıladılar. Her gün savaşacağım ve sonuna kadar mücadele edeceğim. Kupalar kazanmak ve şampiyon olmak istiyoruz. Bunun için elimden geleni yapacağıma söz veriyorum.