Grönland eridikçe altından servet çıkıyor

Grönland eridikçe altından servet çıkıyor
Yayınlama: 17.01.2025 15:54
A+
A-

Grönland: ABD’nin Yeni Hedefi

Grönland’ın ABD’ye ait olması yönündeki çağrılar, geçen ay Trump’ın ilgi odağını yeniden alevlendirdi.

Güvenlik mi, Kaynaklar mı?

Trump, Grönland’ı “bir zorunluluk” olarak nitelendirirken istediği kaynaklara erişmek için “askeri veya ekonomik zorlama” kullanıp kullanmayacağı sorulduğunda “Bu konulardan herhangi birinde size güvence veremem ama şunları söyleyebilirim: Ekonomik güvenlik için onlara ihtiyacımız var” yanıtını verdi.

Başkanlığı 20 Ocak’ta resmen Biden’a devredecek olan isim bunları dese de ne Danimarka ne de Grönland halkının buna niyeti yok. Ancak uzmanlar, Trump’ın iklim değişikliğinin bölgenin buzlarını eritmesiyle daha erişilebilir hale gelebilecek nadir toprak elementleri de dahil olmak üzere Grönland’ın diğer yönlerine de göz dikmiş olabileceğini söylüyor.

“Benzersiz Jeopolitik Konuma Sahip”

Trump’ın “kafaya taktığı” Grönland, dünyanın en büyük adası ve 56 binden fazla insana ev sahipliği yapıyor. Eski bir Danimarka kolonisi ve şu anda Danimarka’nın özerk bir bölgesi olan ada, ABD ile Avrupa arasında benzersiz bir jeopolitik konuma sahip.

Başkenti Nuuk, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’dan daha çok ABD’nin New York’una yakın. Danimarka Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı Ulrik Pram Gad, özellikle Rusya’dan gelebilecek olası bir saldırıyı püskürtmek için uzun zamandır ABD güvenliği açısından bu bölgelerin ABD tarafından önemli görüldüğünü söylüyor. Ada, stratejik bir deniz bölgesi olan Grönland-İzlanda-Birleşik Krallık boşluğunun bir parçası olarak önemli görülüyor.

Ancak sanılanın aksine Trump, Grönland’ı satın alma fikrini ortaya atan ilk ABD başkanı değil. 1867’de Başkan Andrew Johnson Alaska’yı satın aldığında, Grönland’ı satın almayı da düşündü. Danimarka medyasının bildirdiğine göre II. Dünya Savaşı’nın sonunda ise Truman yönetimi Danimarka’ya ada için 100 milyon dolar teklif etti. Teklif asla gerçekleşmedi ancak 1951 savunma anlaşması uyarınca ABD, kuzeybatı Grönland’da Pituffik Uzay Üssü olarak adlandırılan bir hava üssüne sahip oldu. Moskova ve New York arasında, ABD silahlı kuvvetlerinin en kuzeydeki karakolu füze uyarı sistemiyle donatıldı.

Ekonomik Zenginlikler

Güvenlik konularından daha önemli bir neden var: Grönland’ın altında yatan kaynaklar. Uzmanlara göre ABD için güvenlikten daha büyük bir neden olan Grönland’ın altında petrol, gaz, nadir toprak elementleri gibi ekonomik zenginlikler yatıyor.

Londra Üniversitesi’nde jeopolitik profesörü Klaus Dodds, Trump’a daha da cazip gelen şeyin Grönland’ın güvenlik avantajları değil zengin doğal kaynak yatakları olduğunu söyledi.

Bunlar arasında petrol ve gazın yanı sıra yeşil dönüşümde elektrikli otomobilleri ile rüzgar türbinleri ve askeri teçhizat üretiminde kritik önem taşıyan nadir toprak elementleri de yer alıyor.

Grönland’da aktif olarak geliştirdiği üç proje bulunan İngiltere merkezli madencilik şirketi 80 Mile’ın yönetici direktörü Roderick McIllree, “Grönland çevresindeki sulak alan her yıl daha erken açılıyor ve her yıl daha geç kapanıyor. Şu anda, buz muhtemelen sadece çok kuzey enlemlerinde üç veya dört ay boyunca oluşuyor ve ülkenin geri kalanında daha önce görülmemiş kayaları ve potansiyel mineral yataklarını ortaya çıkaran buzulların çekildiği görülüyor” dedi.

Adanın küresel ölçekte önemli bir madencilik merkezi olma yolunda stratejik potansiyelinin altını çizen McIllree, firmanın bir projesinin gezegendeki en büyük nikel ve bakır yataklarından biri olabileceğini söyledi.

Critical Metals Corporation’ın CEO’su Tony Sage ise “Adadaki buzulların erimesi, madencilik şirketlerine lojistik açıdan ‘muazzam iyilikler’ yapıyor” dedi.

Sage, şirketin Kuzey Atlantik’ten büyük gemileri doğrudan Güney Grönland’daki maden yataklarının kenarına kadar getirebildiğini söyledi ve 80 metre derinlikteki fiyortların, ekibin bir liman yerine yüzen bir iskeleden yararlanabilmesi anlamına geldiğini sözlerine ekleyerek “Hayal edebileceğiniz gibi, artık bunları yapmak daha kolay. Örneğin Rusya’ya, Sibirya’ya giderseniz, çok fazla donmuş alan buzun altında kalır ve daha zorlu bir şekilde bunu çıkarmayı başarırlar. Ama bu durumla kabul etmek gerekir ki Grönland’da mini bir ‘altına hucüm’ olacak” dedi.

Ancak ‘altına hücum’un da zorlukları olacak. Sage’e göre Grönland’ın sert iklimi, ücra coğrafyası ve küçük nüfusunun yanı sıra madencilik şirketlerinin aşması gereken bir engel altyapı eksikliği. Çünkü Sage’e göre Danimarkalılar bu bölgeye hiçbir zaman bir demiryolu veya yol inşa etmedi: “Bu küçük kasaba ve şehirlerin dışına çıktığınızda, yol yok. Yani, örneğin, bulunduğumuz Qaqortoq’tan Nuuk’a gitmek isterseniz, helikoptere binmeniz gerekiyor. Yani, bir altın hücumunda yaşanacak sorun bu.”

Kaynakların Potansiyeli

Danimarka ve Grönland Jeolojik Araştırmaları Kurumu Kıdemli Danışmanı Jakob Klove Keiding, 2023 yılında Grönland’ın kaynak potansiyeli üzerine yaptıkları araştırmada adadaki toplam 38 hammaddenin değerlendirildiğini, bunların büyük çoğunluğunun nispeten yüksek veya orta düzeyde potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Bu malzemeler arasında grafit, niyobyum, platin grubu metaller, molibden, tantal ve titanyum bulunuyor. Grönland’ın ayrıca önemli lityum, hafniyum, uranyum ve yataklarına sahip olduğu biliniyor. Erimeler ile petrol sondajı ile bakır, lityum, nikel ve kobalt gibi minerallerin çıkarılmasına olanak tanınması bekleniyor. Söz konusu madenler rüzgar türbinleri ve elektrikli araçlar üreten endüstriler için ise olmazsa olmaz.

Tedarik zinciri kesintisi riski yüksek olma eğiliminde olan bu malzemelerin nihai kullanım alanları geniş kapsamlı olurken elektrikli araç pilleri, enerji depolama teknolojileri ve ulusal güvenlik uygulamalarını da kapsıyor.

2023’teki bir araştırmaya göre, Avrupa Komisyonu’nun kritik ham maddeler olarak kabul edttiği 34 mineralden 25’i Grönland’da doğal olarak bulunuyor.

Peki ‘altına hucüm’ bu kadar kolay mı? Keiding ‘altına hücum’ ihtimali sorulduğunda dikkatli olunması gerektiğini belirterek, Grönland’ın geri çekilen buzullarının bazı lojistik engelleri ortadan kaldırabileceğini ancak çıkarma açısından ilerlemenin muhtemelen biraz zaman alacağını söyleyerek mutlaka dikkatli olunması uyarısında bulunuyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.